Gelişmekte olan ülkelerdeki bazı topluluklar ya altyapıdan yoksun ya da elektrik o kadar pahalı ki onun yerine yemek almayı tercih ediyorlar.
Üstelik gece karanlığı bir yana, gündüz karanlığı başka bir yana ve bu, oldukça rahatsız edici bir durum. Çoğu ev penceresiz ve içerisi gündüzken bile karanlık. İşte bahsedeceğimiz proje de bu evleri aydınlatıyor.
Her şey, 2002’de Brezilyalı Mekanikçi Alfredo Moser’in elektrik kesintileri sırasında evini aydınlatmanın yollarını aramasıyla başladı.
Moser, su ve bir miktar çamaşır suyu ile doldurduğu plastik şişeleri çatısına monte ederek güneş ışığını içeriye yönlendirmeyi başardı. Bu yöntem, gün ışığında 40 ila 60 watt’lık bir ampulün sağladığı aydınlatmaya eş değer bir ışık sağlıyordu. Çamaşır suyu ise suyun yosun tutmasını engelleyerek şişelerin uzun süre berrak kalmasını sağlıyordu.
Moser’in buluşu, 2011’de Filipinler’de Illac Diaz tarafından kurulan MyShelter Vakfı aracılığıyla "Liter of Light" adıyla küresel bir harekete dönüştü.
Amaç, düşük maliyetli ve sürdürülebilir aydınlatma çözümlerini dünya genelindeki enerji yoksunu topluluklara ulaştırmaktı. Proje, yerel halkın kolayca temin edebileceği malzemelerle kendi ışık kaynaklarını üretmelerini teşvik ederek hem ekonomik hem de çevresel faydalar sağladı. Ayrıca bu yöntem, 5 yıl boyunca da dayanıklı. Hangi ampul için aynı şeyi diyebiliriz?
Yöntem oldukça basit: Şeffaf bir plastik şişe su ve bir miktar çamaşır suyu ile dolduruluyor. Şişe, çatıda açılan bir deliğe yerleştiriliyor ve suyun ışığı kırma özelliği sayesinde güneş ışığı odanın içine dağıtılıyor.
Bu sayede gün boyunca elektrik ihtiyacı olmadan iç mekânlar aydınlatılıyor. Gece aydınlatması için ise şişeye küçük bir güneş paneli ve LED ışık eklenerek gündüz depolanan enerji gece kullanılabilir hâle getiriliyor.
İlk 20 ayda, Filipinler’de 150.000’den fazla haneye ulaşıldı ve 15 ülkede 350.000’den fazla ev bu yöntemle aydınlatıldı. Liter of Light, açık kaynaklı ve yapımı kolay bir model sunduğu için dünyanın dört bir yanındaki topluluklar tarafından benimsendi.
Proje sadece evleri aydınlatmakla kalmadı, yerel ekonomilere de katkıda bulundu. Liter of Light, yerel girişimcilerin bu basit teknolojiyi üretip kurmalarını teşvik ederek istihdam yarattı ve toplulukların kendi kendine yeterliliğini artırdı. Ayrıca geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımıyla çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağladı.
Yenilikçi bu yaklaşım aslında sürdürülebilir ve erişilebilir teknolojilerin, dünya genelindeki enerji yoksunluğu sorununu çözmede nasıl etkili olabileceğini de gösteriyor.
Yorumlar (0)