Standart bir tam kan sayımı için kan verdiğimizde her zaman, her değer ölçülmez. PCT de her zaman ölçülen bir değer değildir. PCT testi de tıpkı klasik kan tahliline benzer ancak kandaki prokalsitonin seviyesini ölçmek için uygulanır. PCT değerinin yüksekliğine ve düşüklüğüne göre kişide enfeksiyon oluşumu ve daha da önemlisi enfeksiyonun yayılması durumu değerlendirilir.
Yalnızca bu temel tanıma baktığımızda bile PCT değerinin sağlığımız için hayati bir öneme sahip olduğunu görüyoruz. Bu nedenle yüksekliği ve düşüklüğü gibi durumlar ciddiye alınarak hekim tarafından uygulanan tedavi yöntemlerine uyulmalıdır. Endişe etmeyin ve hekim tavsiyelerine uyun. Gelin PCT nedir, kaç olmalı gibi merak edilen sorulara biraz daha yakından bakalım.
PCT, standart tam kan sayımı sonrasında ya da ayrı olarak yapılan PCT testi sonrasında ortaya çıkan kandaki prokalsitonin değeridir. Prokalsitonin, bir tür proteindir ve 116 farklı amino asitten meydana gelir. Aynı zamanda bir tür ön hormon olan prokalsitonin hakkında söylenecek daha çok şey olsa da bilinmesi gereken asıl detay, onun bir enfeksiyon belirteci olmasıdır.
Genel olarak hastaya PCT testi uygulanan durumlar bu şekildedir. PCT değeri, mantar ve bakteri kaynaklı enfeksiyonlarda artarken viral enfeksiyonlarda herhangi bir artış göstermez. Özellikle enfeksiyonun vücuda yayıldığı sepsis durumunda PCT değeri son derece önemlidir.
PCT testi, bildiğimiz kan testleri gibi koldan alınan bir örnek ile yapılır. Açlık durumu önemli değildir. PCT değeri, vücutta enfeksiyon başladıktan birkaç saat sonra yükselmeye başlar ama aynı şekilde iyileşme başlayınca da hemen azalmaya başlar. Bu nedenle özel bir tedavi uygulanıp uygulanmaması gerektiği hemen anlaşılır.
Aslında PCT düşüklüğü olarak adlandırılan tıbbi bir durum yoktur. Kanınızdaki PCT değerinin zaten olabildiğince düşük ve hatta sıfır olması istenir. Çünkü PCT değerinin düşük olması demek kanınızda enfeksiyon bulunmadığının ya da çok az olduğunun bir göstergesidir. Yani PCT değeriniz düşükse endişe etmeniz gereken herhangi bir şey yok.
Genel olarak PCT yüksekliğine neden olan durum ve hastalıklardan bazıları bu şekilde. Kandaki PCT değerinin yüksek çıkması demek, enfeksiyon oluşumunun habercisidir. Az riskin üzerinde yüksek çıktığı durumlarda enfeksiyonun vücuda yayıldığı sepsis durumundan şüphelenilebilir.
Elbette PCT değeriniz yüksek çıktı diye hemen endişeye kapılmayın. Çoğu durumda anlık yükselmeler meydana gelebileceği için basit müdahalelerle hızla düşürülmesi mümkündür. Zaten çoğu zaman yanında farklı testlerle birlikte yapılır. Ancak PCT değerinin mutlaka önemsenmesi gereken bir değer olduğunu da asla unutmayın.
Pek çok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkan enfeksiyon oluşumu ile artan PCT değerinin yüksek olduğu durumlarda görülen belirtilerden bazıları bu şekilde. Enfeksiyonun nerede oluştuğuna ve bakteri türüne göre belirtiler ile yoğunlukları değişiklik gösterebilir. Belirtileri hekiminize detaylı bir şekilde anlatırsanız enfeksiyonun nerede oluştuğunun bulunması da kolaylaşır.
Hastanın şikayetlerine ve muayene sonucuna göre hekim, enfeksiyondan şüphelenirse PCT testi ister. PCT değeri yüksek çıkarsa kültür testi yapılabilir. Bakteriyel enfeksiyon türüne göre antibiyotik tedavisine başlanabilir. Apse oluşumu gibi durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Farklı tümörler ve kronik hastalıklar kaynaklı da PCT değeri yükselebileceği için buna uygun bir tedavi izlenebilir. Son kararı hekiminiz verecektir.
Tüm bu anlattıklarımıza bakacak olursak zaten hiçbirimiz sanırım PCT değerim yükseldi şüphesiyle doktora gitmiyoruz. PCT değerini yükselten enfeksiyon emin olun pek çok belirti ile kendini gösterecektir. Bu nedenle kendinizi iyi tanımalı ve bu tür bir şüpheli durumda mutlaka doktora gitmelisiniz. Özellikle kronik belirtilerde bir an önce kontrole gitmek en iyisi olacaktır.
Kanımızda enfeksiyon olup olmadığını gösteren PCT değeri nedir, kaç olmalı, düşüklüğü ve yüksekliği ne anlama gelir gibi merak edilen soruları yanıtladık. Anlattıklarımız yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tüm sağlık konularında olduğu gibi PCT değeri hakkında da en doğru ve size özel bilgiyi uzman bir hekimden almanız gerektiğini unutmayın.
Yorumlar (0)