Depresyondaki kişilere neredeyse "ne dertler var, takma kafana yaa" gibi tavsiyelerde bulunup bu kişileri daha da çöküntüye sürükleyebilen bu "diplomasızlar"a rastlarsanız neler yapabileceğinizi anlatacağız.
Bu kişilerin söz konusu eylemlerinin hukukta nasıl karşılığı olduğunu bir avukata ve bir psikoloğa danıştık, sahte bir psikoloğa rastladığınızda bu bilgiler işinize çok yarayacak.
Neden bu kadar rahatlar? Çünkü müşterilerde diploma sorma farkındalığı bulunmuyor. Soran oluyorsa da muhtemelen konuyu bir şekilde geçiştiriyorlar.
Fakat sağlık lisansiyeri değiller ve psikoterapi yetkinlikleri bulunmuyor. Oysa fiziksel sağlık gibi psikolojik sağlık da hata kabul etmez, aksi takdirde hastaların sağlığında geri dönüşü zor sorunlar açığa çıkabilir.
Son yıllarda toplumun ruh sağlığının daha da bozulması, bu kişiler için fırsat kapısına dönüşmüş durumda. Bazıları sadece kolay yoldan para kazandığı için bu işi yaparken bazıları da sırf bu mesleğe özendiği için bunu yapıyor.
Uzaktan, çevrim içi terapinin yaygınlaşmasını da fırsat bilerek pek çok yerde boy gösteriyorlar. Özellikle de pandemi döneminde, kısa sürede geniş kitlelere ulaşarak birer sosyal medya fenomenine dönüşenleri de var.
Bunun yoksunluğu maalesef çok soruna yol açıyor. Tam da bu noktada sahte psikolog, psikolojik danışman ve bu unvanı kullanarak terapi adı altında güvenilir olmayan, kanıta dayalı olmayan metotlarla (şifa terapisi, kozmik enerji terapisi, koçluk, eğitim uzmanlığı, NLP, melek terapisi, daha sayamayacağımız bir sürü isimde) terapiler verilmeye çalışılıyor.
Terapi hizmeti verirken psikoloji ya da psikolojik danışmanlık mezunu olmayanlar ve bu unvanları kullananlar ilk etapta derneklere iletiliyor. Türk Psikologlar Derneği, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği gibi derneklerin avukatları aracılığıyla da bu bireylere davalar açılıyor.
Örneğin eğitim uzmanı olarak bir eğitim danışmanlık merkezi açtıysa ama bu ad altında kendini psikolog gibi göstererek hastaları görüyorsa o zaman da Milli Eğitim Bakanlığına ve yine Türk Psikologlar Derneğine şikayet edilebilir.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı olan aile danışmanlığı merkezleri de bu hizmeti veriyor. Fakat yine hatırlatmak isteriz ki ruh sağlığı yasasının yoksunluğu bu unvanların ve bu unvanlara sahip insanların yaptıkları işlerin hoyratça kullanılmasına neden oluyor. Cezai yaptırımlar ancak yasanın bir an önce çıkması ile netliğe kavuşacağı düşünülüyor.
Kişinin, kendisine ait olmayan unvanı kendisine aitmiş gibi kullanması durumunda unvan gaspı oluşuyor. Özellikle sosyal medya üzerinde, kişiler kendi mesleklerini veya unvanlarını gerçeğe aykırı olarak gösterebiliyor.
Burada ülkemiz kanunlarında suç oluşup oluşturmadığı hususunda çeşitli soru işaretleri bulunuyor. Bunlardan ilki, unvan gaspı ile bir kamu görevine haiz bir mesleğin üstlenilmesi durumu. Örneğin polislik, hakimlik, savcılık veya doktorluk gibi.
Burada olay özeline göre değişmekle beraber kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçu gerçekleşebilir. Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçu, herhangi bir kamu görevinin kişi tarafından yerine getirmeye teşebbüs edilmesi ile oluşuyor.
Örneğin, bir kişinin kendisini sadece polis, savcı veya hakim olarak tanıtması suça vücut vermez; failin aynı zamanda polis, hakim veya savcı gibi hareket etme ve bundan menfaat elde etme çabası da gerekir. Bu suçun cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.
Bilindiği üzere Türk Ceza Kanunumuzda yalan söylemenin bir yaptırımı bulunmuyor. Bu sebeple kişinin gerek sosyal medyada gerekse gerçek hayatta mesleği konusunda gerçeğe aykırı beyanda bulunması sadece suç olarak kabul edilmiyor.
Ancak kişi bu gerçeğe aykırı söylemiş olduğu mesleği kullanarak bu durumdan maddi menfaat elde edecek işler gerçekleştirirse burada dolandırıcılık suçunun gerçekleşebileceği söylenir.
Örneğin kişi yazılım mühendisi olmamasına rağmen yazılım mühendisi olduğunu ve bir bedel karşılığında kişilere yardım edebileceğini söylediğinde, yazılım mühendisi olmadığı için bu noktada dolandırıcılık suçunun basit hali gerçekleşmiş olacaktır.
Yani burada sadece unvan kullanımı suç olmamakla birlikte bu unvan kullanımı sonucunda menfaat elde edilmiş olması durumunda cezai sorumluluk doğabilecektir.
Özetle; yasada eksiklikler bulunmakla birlikte çeşitli şartlarda bu sahte psikologlar ceza alabilmektedirler. Bahsettiğimiz derneklere ya da savcılığa şikayette bulunabilirsiniz. Diploma sormaktan çekimeyin, hiçbir şey sağlığınızdan daha önemli değil.
Yorumlar (0)