Etimolojinin teknoloji ve bilim ayağında bu içeriğimizde aydınlanacağız pek çok başlık var.
Türkçede bilginizi perçinleyeceğiniz örneklerimize geçelim.
“Mekanik insan” olarak tanımlanan “robot” kelimesinin yaratıcısı aslında Josef Çapek. Ünlü çek yazar Karel Çapek’in kardeşi Josef, abisinin yazdığı kitapta mekanik insanları tanımlamak için “robot” kelimesini öne sürüyor. Kitabın tiyatroya geçişi ve İngiltere ve Avrupa’nın başka yerlerinde oyunun oynanması da “robot” kelimesini yaygınlaştırıyor.
“Otomat” yani “automate” kelimesinin bize geliş yeri Fransızca. Fransızcaya ise Eski Yunancadaki “kendi yani autos” ile “düşünce, sistem, irade anlamına gelen matos” sözcüklerinin birleşiminden geçiyor.
İngilizce “insana benzer yaratık, insansı” sözcüğünden gelen “Android”, Eski Yunancadaki “adam, insan-andro” ile “şekil, görüntü-eidos” kelimelerinin birleşimi.
Teknoloji deyince ilk aklımıza gelen telefon, Fransızcadan Türkçeye geçiyor. Onlara ise Eski Yunancadaki “uzak-telos” ve “ses-phone” kelimelerinin birleşiminden geçiyor. Böylelikle de kelime anlamı aslında “sesi uzağa ileten araç” oluyor.
Hint-Avrupa dilinde var olan “gene” kökü, “doğurmak, yaratmak” anlamlarına geliyor. Motor kelimesinin İngilizcesi yani “engine” sözcüğü, “en” ve “gene” sözlerinden oluşuyor.
“Kuşaklar” anlamına gelen “jenerasyon” kelimesi de motordaki gibi “gene” kökünden gelirken aynı durum “jeneratör” kelimesi için de geçerli.
Bu arada tabii ki kelimenin “ötenazi” değil “ötanazi” olduğunun da altını çizelim. Hint-Avrupa dilinden gelen “eu-” sözüyle ötanazinin alakası var. “Ölme hakkı” olarak bildiğimiz ötanazi, yine Hint-Avrupa dilindeki “yok olmak, ölmek” anlamına gelen “dhwene” kelimesinin zamanla “thanatology” yani “ölümün belirtilerini, koşullarını ve nedenlerini inceleyen bilim dalı”na evrilmiş.
“eu-” ve “thanatology” birleşimi ise “euthanasia” oluyor ve dilimize “ötanazi” olarak geçiyor.
Bu kelimenin kökeni her ne kadar “eğmek” fiilinden geldiği düşünülse de işin aslı öyle değil. Orta Türkçedeki “terbiye etmek, besleme, yetiştirmek” anlamına gelen “ikidmek/ikitmek” kökünden “eğitim”e geliyoruz. Hatta daha da eskiye dönecek olursak bu kelimeler de “yeg (en iyi) ve -id (en iyi kılmak) kökünden türüyor.
Arapça “‘lm” kökünden gelen “bilgi, bilim” kelimemizin asıl kökeni. Bu kelimeler de “bilmek, anlamak” fiilinden türüyor. Temel türeme mantığı “bilme” kelimesi üzerine kurulu kelimeler de var. Alem, âlim, allame, ilam, malum, talim gibi bazı kelimelerin de kökeni ilim ile aynı.
Yorumlar (0)