Vücuttaki tüm hücreler yaklaşık her 7 yılda bir yenileniyorsa, kalıcı dövmelerin zamanla solup 7 yılın sonunda da silinmesi gerektiği, ilk düşündüğümüz anda mantıklı gelebilir.
Ancak dövmelerin işleyişi tam olarak böyle değil. Biyoloji ve sanatın uyumunu keşfetmeye hazırsanız anlatmaya başlayalım.
Cilt hücreleri, kırmızı kan hücreleri ve sindirim sistemi hücreleri gibi birçok hücre, düzenli olarak yenileniyor ancak tüm hücreler için aynısı geçerli değil.
Mesela göz merceğimizdeki hücreler ve beynimizdeki nöronlar ömrümüzün sonuna kadar dayanıyor.
Dövmeler, bir iğne kullanılarak mürekkebin derinin ikinci katmanı olan “dermise” enjekte edilmesiyle yapılıyor. Cildimizin en dış katmanı devamlı olarak dökülüp yeniliyor fakat dermis daha sabit kalıyor.
Bu ikinci katmandaki “fibroblast” olarak adlandırılan hücreler, en dış katmandakilerden daha yavaş yenileniyor. Dövme mürekkebi ikinci katmana enjekte edildiğinde fibroblastlar onu emiyor ve dış katman yenilense dahi yerinde kalıyor.
“Ne alaka?” diyebilirsiniz fakat bağışıklık sistemimiz, dövmelerin kalıcılığında rol oynuyor. Dövme mürekkebi derimizin ikinci katmanına enjekte edildiğinde vücut, bu mürekkebi yabancı bir madde olarak algılıyor ve “makrofaj” isimli bağışıklık hücrelerini mürekkeplere doğru gönderiyor.
Makrofajlar, ikinci katmanda kalarak mürekkebi âdeta kilitliyor. Her ne kadar belli bir süre sonra bu makrofajlar parçalanıp mürekkebi salabilse de başka makrofajlar hızlıca duruma müdahale edip tekrar emiyor.
Kısacası vücudumuzdaki hücreler devamlı olarak yenilenirken cilt katmanlarımızın özellikleri ve bağışıklık sistemimiz sayesinde mürekkep, cildimizde kalıcı oluyor.
Yorumlar (0)